Minik Kelebeğim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Minik Kelebeğim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mayıs 2014 Çarşamba

23 Nisan İlayda' mın doğum günü...

          İlk doğum günleri özeldir, güzeldir, heyecanlıdır. Artık onun 1 yaşı vardır. Bebeğim 6 aylık oldu, 8 aylık oldu, 10 aylık oldu lafları biter ve 1 yaşında denir L Buruk bir sevinç, kızım büyüyor...
          Evimizde özellikle son bir aydır; nasıl olur, neler olur, süsler nasıl olsun, menüde neler olsun, kimler gelsin... derken caaanımmm tatlı heyecan bitti ve hoş tatlı anımız kaldı doğum gününden geriye. Resimlerimiz, videolarımız bize o günü ilerde unutturmaması için sevgili gelen arkadaşlarımız eşliğinde bol bol çekildi. Yorgunluğuma ve uğraşıma değen ellerine sağlık cümleleri ve beni yapımı çok zorlayan pinyatanın çocuklar ve büyüklerdeki özellikle Alara’ mda ki heyecanına iyiki yapmışıp dedirtti. “Anne ne zaman patlatıcaz, ne zaman patlatıcaz, pasta yiyince mi patlatıcaz, hediyeleri açınca mı patlatıcaz” sorusu ne kadar sabırsızlandığını gösteriyordu. İş sopayla vurmaya gelince kimse başaramadı. Sanırım biraz sağlam yapmışım. Yapım aşamasını yazacağım.
          Pastasından menüsüne, magnetinden butik kurabiyesine kadar hiçbirşeyin Alara’ mın doğum gününden eksik kalmamasına çok özen gösterdim. Kıyafetini annanenin ablan için diktiği minie mause kıyafetini giydirdim. Sanada nasıl yakıştı ahh ahhh uğur böceğim benim J “1” şeklinde yaş pastanı ellerimle yaptım. Butik kurabiyeni yaptım. Annanesi Alara’m daki gibi yaprak sarmasını getirdi. Zeynep kısır yapmış, Emel abla külah pasta yaptı getirdi. Hepimizin ellerine sağlık!


Böylece;

“1” şeklinde yaş pasta
Butik kurabiye
Sodalı kıymalı poğaça
Ispanaklı gül börek
Kısır
Yaprak sarma
Külah pasta
Güllü saray lokumu
masamızdaki yerlerini aldı ve afiyetle yendi.


          Hediye magnetlerimiz Alara’m daki gibi seçilmekte çok zorlanıldı. 4 çeşit ve her biri çok şirin resimlerden oluşunca seçmek epey zor oluyor J
          İlayda’ m baharım, evimin küçüğü, yaramazım, haylazım, neşe kaynağımın 2. si J iyiki geldin evimize, aramıza, hayatımıza. Sen ve ablanla öyle mutluyum ki. Allah sizin eksikliğinizi ve acınızı göstermesin. 1 yaşına; 11.200kg, 76cm boyla girdin J Bana benzeyen sol yanağında ki gamzen sana çok yakışıyor. Bakışlarındaki gülümseme evin küçüğüyüm biliyormusunuz diyor J


          Pinyata yapımı hiç aklımda yokken, 30 nisan doğum günü olan kızına yaptığının resmini gönderen arkadaşımdan ilham alıp hevesleniverdim. Balonla yapmayı uygun gördüm. Tutkalla yapıştırdığında patlatmak zor olur diye düşünüp su ve un karışımını sürüp gazete kağıtlarını yapıştırdım, kuruttum. Bu aşamayı 3 kez tekrarladım. Kuruması epey zaman aldığından 2 günümü aldı. Grapon kağıtları ile civciv şeklini vermeye çalıştım. Komik de oldu. Babamız da sağolsun gecenin 02:30 unda göz ve dudak şeklini yapıp boyadı sulu boyalarla J Kızlarım, gelen minik misafirlerimiz hatta büyükler olarak bizler patlatma aşamasında epey güldük. Patlamayan, dağılmayan pinyataya annanemiz el attı, parçaladı J Doğum günü kızım, miniğim, İlayda’m biraz korktu ses ve vurmadan dolayı biraz ağladı L İçindeki ufak tefek hediyeler minikleri çok sevindirdi. Çam sakızı çoban armağanı. 23 Nisan 2013 doğum tarihi olan yavrum, hem doğum gününde annanenin “1” şeklinde yaptığı yaş pasta ile aile arasında, hemde 27 Nisan’ da arkadaşlarımızla yaptığımız minik kutlama ile hoş bir eğlence yaşadığımızı, yaşattığımızı düşünüyorum.

         Gecenin 02:00 sinde sabah ki şaşkınlığınızı ve mutluluğunuzu görelim diye balonlar ve süslerle cıvıl cıvıl bir salon yaptık. Yüz ifadelerinizi tarif bile edemem J Meraklı ve heyecanlı bekleyiş ikinizde de vardı. Yukarısını gösterip “uhh uhhhh hhüüühhh” sesleri İlayda’ m sana ait. “Anne doğum günü için mi süslediniz” sözleri de Alara’ m sana J Birkaç gündür İlayda’ ya “İlayda’ m 23 Nisan senin doğum günün, ama pastanın mumunu ben üfliycem çünkü sen mimiksin üfleyemezsin” deyip duruyordun J

          Şimdilik bu kadar yeterli demi kızlarım. Sevgiyle kalın. İkinizinde bana geldiğiniz günleri ve sonraki her günlerimizi birlikte geçirdiğimiz için kutluyorum. En kötü günümüz böyle olsun. Sizleri çok seviyorum...

Sevgilerimle...

22 Nisan 2014 Salı

Sizleri yazmak...

        Alara’ m ve İlayda’ m sizleri burda yazmak ve evde günlüğünüze yazmak sizin için güzel yaptığımı düşündürüp beni mutlu ediyor. İyiki yazıyorum diyorum sizi, beni, yediklerinizi, söylediklerinizi, hareketlerinizi... Hepsine yetişemiyorum ama iyi bir kaynak olduğunu düşünüyorum. Zira geçen akşam İlayda’ m sen uyudun Alara’ m sende uyumak üzeresin. Bir kaç satır yazmak istedim. Defteri gördün pamuk prensesim;
Alara: Anne ne yazıyorsun?
Ben: Sizi tatlım. yaptıklarınızı, yediklerinizi...
Alara: Bugün pamuk yediğimi de yazdın mı anne?
Ben: Yazmadım, yazayım mı?
Alara: Hehee yaz
Ben: Yazarım tatlım, ilerde okursun sende...

         Ağladım, ağladım, ağladımmm. Nasıl yoğun duygularla yazdığım bu satırları ilerde okuyup okuyamayacağınızı, okuduğunuz zaman neler hissedeceğinizi, sizleri ne kadar çok sevdiğimi anlayabilecekmisinizi öyle çok düşündüm ki.
Ve Pazar günü İzmit’ e gittiğimizde o pamuk helvayı meğer ne çok istediğini ve iyiki aldığımızı düşündüm. Bütün gün yediğin onca yiyeceğin içinden onu aklına getirip sordun bana. Alabildiğimiz için şükürler olsun.

        İlayda’ m muzurluğun son safhasındasın. Çöp kovasının kapağını alıyorsun, kaçıyorsun. Yerine koyuyorum, cız İlayda, nanna yapıyorum. Bir iki ağlıyorsun, kızıyorsun, dönüp iki adım gidiyorsun. Bende gidiyorum çöpün yanından. Hoopppp birde bakmışız, İlayda pıtır pıtır koşup gelmiş yine çöpün yanına, kapağı elinde J Bu nasıl bişi yaaaa diyoruz ailecek. Alara da hiç görmediğimiz bu tutturma huyu sende var. J Dün akşam kızdığım, hatta seni de kızdırdığım ve ağlattığım halde dönüp dönüp 3 kez Atatürk çiçeğimin yaprağını kopardın. Bu nasıl bir istek bal kızım benim. “Bu İlayda’ m da çok yaramaz” diyor ablan J

        Yarın akşam aile arasında 1. Yaş gününü kutlayacağız miniğim. Haftasonu da arkadaşlarla kutlayacağız. Doğum günü detaylarını daha sonra yazacağım. Büyüdün artık bir yaşın var. Bize geldiğin için çok şanslıyız. İyiki evimizde iki su perisi olarak varsınız.


Sevgilerimle...

11 Nisan 2014 Cuma

Evimizin şenliği...

           Hayatın güzelliklerini yazmadım epeydir aklıma gelen cümleleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Yıllar sonra bende okuduğumda neler yaşamışız diyerek hatırlamak istiyorum. Hafızamdan gitse bile kayıtlı bir yer olsun istiyorum...

          Dün bulaşıkları makineye koyuyorum yanımda makarnasını yemeye çalışan kızım dikilmiş;
“Anne büyüyünce bende bulaşık yıkıcam” demi?
“Evet kızım”
“Kahvaltııı hazırlıycammm,
Siz salonda oturcanızzzz,
Ben hadi çocuklar kahvaltı hazır dicemmm,
Siz geleceksinizzzz,
Yavaş yavaşşşşş yiceksinizzzz,
Ben size kızmıycammmm”
“Aaa sen bize yaşlandığımızda bakacaksın yani öyle mi tatlım” dedim
“Evet,
Ananemde yaşlanınca bakıcammmm,
Hasta olunca da bakıcammmm”
Bunları duyunca daha ne iseteyebilirsin ki çocuğundan. Sonsuz bir sevgiyle büyüttüğün bir çocuğun kurduğu bu cümleler hani yapmasa bile söylüyor yaa yeterli ve çok anlamlıııı.

          “Anne sen konuşuyorsun, babamda konuşuyor, İlayda da konuşuyor. Kafam karıştı valla” J

          “Baba annemi öpme, o benim annem, senin annen değil, senin hiçbişiyin değil o benim annem.” Sımsıkı sarılıp söylediği bu cümleden sonra birde mucukkkkkk diye kocaman bir öpücük yanağıma. Bendeki gurur tavan yapıyor tabikiii J yaşasın yaşasınnn. “Ben senin annenim evet tatlım başka kimin annesiyim.” diyorum. Cevap geliyor hemen: “İlayda’ nın.”

          Pazartesi’ den beri abla kardeş aynı odayı paylaşıyorlar. Miniğimde artık yanımdan gitti. Alara’ mı da 1 yaşında ayrı odaya almıştık. Zaten park yatağında yatıyordu. Şimdi İlayda’ mı da ayırdım.
          Sorun ikisinin aynı anda yatması J uyumuyorlar. Alara korkusuna gözlerini yumuyor, açıyor, kısık sesle konuşmaya çalışıyor ama maskara komik kızım, miniğim, gülüyor ablasına laf atıyor beni burdan al dercesine çırpınıyor. Ablamızda rahat durmaz haliyle gülüyor. İlayda’m sen daha uyumadın mı heheheheee hehehe naranay naranayyyy J
          Akşam kucağımda saçlarını örüyorum Alara’ mın, İlayda’ mızda yatağında ama nasıl feryat figan alalım diye tırmanmaya çalışıyor, ağlıyor, emziğini yere atıyor J Alara sakince “İlayda uyuycaz şimdi ağlama, ağlamana gerek yok. Sen burda yatacaksın, ben burda yatıcam. Konuşuruz, sen biraz daha büyüdüğünde. Bana ninni söylersin” diyor J

          Ananemiz ve dedemiz tatile gitti. Babamız baktı bu hafta ikisine de. Çok şükür 5. gün, sorun yok şimdilik J
Ödül olarak yediği çikolatalı ekmekten sonra sabunla güzelce ellerini yıkayan kızıma babası “Alara ellerini özene bezene yıkadın, ağzını neden yıkamadın kızım” demiş. “Baba, çocuklar ağzını yıkayamayabilir” demiş. “Sen çocukmuşun yani” diyen babaya cevap: “evet bende çocuğum, Artur da çocuk” (çizgi film kahramanı)

          Arada kurduğu (anne aklıma bir fikir geldi, madem.........) le başlayan cümlesini bana  : Yemeğini yemeyen, istemeyen, zorla hadi Alara, ye Alara, çiğne Alara dediğim bir sıra “Anne aklıma bir fikir geldi madem sen istiyorsun o zaman yemeye çalışayım” J (yorumsuz) diye uyarladı. Harika değil mi J

          Yakalamacılık oynamanın evimize kattığı sevinç ve heyecan çığlığını nasıl yazabilirim... ablamız koşuyor salona, hoopppp İlayda arkasından paytak paytak koşturuyor. Abla dönüp mutfağa koşuyor, İlayda’ nın gözleri büyüyor eller iki yana açılmış paytaklık hızlanmış bir koşuşu var bana can havliyle bir yapışıyor bacaklarıma. Oyun oynuyorlar yaa inanamıyorum. Hayalini bile kurmadığım bir çok şeyi yaşıyor olmanın hazzını hissediyorum. Çok mutlu oluyorum. Ta ki onların yakın zamanda büyüyeceğini, koşma isteklerinin biteceğini, ağır başlı olacaklarını, çocukça günlerinin son bulacağını, evden gideceklerini düşününce damlalar akıyor yanaklarımdan. Kalbim sıkışıyor. Ev dar geliyor. Nasıl bir alışkanlıktır ki yokluklarının düşüncesi bile burnumu sızlatıyor, hayatım kararıyor. Allah’ ım eksikliklerini göstermesin. Kimseye de acılarını yaşatmasın.

Bizden şimdilik bu kadar...

Sevgiyle kalın...

20 Şubat 2014 Perşembe

Haftasonu geldi bana... Külah pasta!


          Cuma günleri süt izni olarak kullandığımdan haftasonu tatiline de Perşembe akşamından daha çıkıyorum... Tabi ki bu güzel zamanlar 23 Nisan’da kızım 1 yaşına girdiğinde son bulacak L

          Alara’ mın;
İlayda’ yı uyutmak için odaya gidip geri döndüğümde “kızım uyudu mu anne” diye sorması,
“Kızım sen uyandın mı, uykunu aldın mı bakayım” demesi,
“kızım uçak nerde, nerde uçak kızım” diye beni taklit edip İlayda’nın elini havaya kaldırıp uuhhhuhhh demesini beklemesi ona şevkatle yaklaştığını gösteren bir kaç cümle...
Bazen, tabi ki sevme bahanesiyle indiriyor sırtına bi tane yada ittiriyor, emeklerken önünü kesiyor. Bunları ben yokken yapar genelde çünkü hırçın olmasına taviz vermem bilir.
          Daima birbirlerini çok sevmeleri, birbirlerini görmeden gün geçirememeleri, iki can, iki arkadaş, iki en iyi dost olmaları için öyle çok dua ediyorum ki. Çünkü bunun için kardeşi olsun yalnız büyümesin diye düşünürsün demi. Öyle olmalılar... İnşallah...
İkinizde canımsınız kızlarım. Sevgimin merkez noktalarısınız. Aşklarımsınız. Şefkat duygumun doruk noktasını görme şansımsınız. Sevgilerini paylaşamadıklarımdansınız.

           Evimizin miniği yürümeyi epey hızlandırdı. Karşısında ben varsam adımlar direk bana gelirdi. Benden de kolay kolay başka yere gitmezdi. Şimdi keşfetmenin de hazzıyla elimi bırakıp, benden destek alıp başka, ulaşılabilir yerlere ulaşmanın peşinde. Alara’ m da bu konuda bize çok yardımcı. Eline kumandayı alıp karşımıza geçiyor “hadi kızım, hadi İlayda gel gel gel gelll” yapıyor. Cimcimede bi eller havaya şımarıkça gidiyor ablasına. Dokunuyor, yaklaşıyor, şaşırıyor. Başarmanın zaferini hep birlikte alkış yaparak kutluyoruz.

          Alkış yapmayı öğrendi, pipetle su içmeyi öğrendi, suyun içine üfleyip köpürtmeyi öğrendi. Çiş ve kakasını da her tuttuğumuzda havruza yapıyor tabi bezine de kaçırıyor malesef henüz çişim geldi diyemiyor. J ama bir anneeeeee deyişi var hele ona arkamı dönüyorsam. J adade (ananeye sesleniş) diyor. Abbaaaaa (Alaraya sesleniş) diyor. Bbbaaabbbbaaa (Babaya sesleniş) diyor.

          Alara’ m ise diş oyunu var telefonumda arada bakıyor bir kaç dk. ondan esinlenerek büyüyünce diş çekicem diyor.
“Seni yerim hammm” diyorum. “Beni yeme anne beni yersen Alara ‘ n olmaz. Naparsın sonra” “ Evde bi Alara olmaz” diyor. Çok bilmişşşş. J

          Bu haftasonu günüm vardı. Tarifini uzun zaman önce hangi siteden bulduğumu bile unuttuğum külah pastayı yaptım, ekler pastaya eşlik etsin diye. Ama biraz zorladı beni. Külah yapıp dikmek biraz zordu size önerim ki bende tekrar denersem o şekilde yapacağım. Dondurma külahını yağlı kağıt kaplayıp hamuru sarın böylece fırında ısındıkça yamulup düşen ve sık sık dik yapmak için hamurlara ellemek, kabarma şeklini bozmak zorunda kalmamış olursunuz. Tadı mı hımmmmmm Alara' nın tabiri ile nepisss olmuş nepisss J
          Beğendiği her yemeğimde, çorbamda, tatlımda ki beğenmemesi mümkün değil J “anne ellerine sağlık nepisss olmuş nepissss” der parmaklarıylada tasdikler. Balım benim. Akıllı kızım.




**KÜLAH PASTA**


MALZEMELER:

Hamuru için: 
1 kahve fincanı süt
1 kahve fincanı erimiş margarin
1 kahve fincanı şeker
2 yumurta
1 çorba kaşığı amonyak
alabildiği kadar un

Kreması için:
2 yemek kaşığı nişasta
2 yemek kaşığı un
2 su bardağı süt
5 yemek kaşığı şeker
1 paket kremşanti (Ben dolgu kreması kullandım)
1 çay bardağı kremşanti için süt
süslemek için kalp çikolata kullandım

Yapılışı:
·        Un ve amonyak dışındaki hamur malzemelerini karıştırıp ununu ve amonyağını ekleyip kulakmemesi kıvamında bir hamur yoğuruyoruz.
·        Hamurlarımızı 3 parçaya bölüp her parçayı merdane ile açıyoruz. Sonra açtığımız hamuru 2 cm kalınlığında şeritler halinde keselim.Bu şeritleri sarmak için kalıplar var külah şeklinde ama ben A4 yazıcı kağıdından kendi kalıbımı kendim yaptım nasıl mı.Yazıcı kağıtları normal düz kağıtlardan bayağı kalın oluyor bunu dört parçaya böldüm ve külah yaptım.
·        Hamurlarımıda bu külahların üzerine sardım.Sonra önceden ısıttığımız 175ºC fırında hamurları pişirdim.
·        Ilınınca içindeki kağıtları çevirerek çıkartın çok çabuk çıkıyor zaten.
·        Krema malzemelerini muhallebi kıvamına gelene kadar pişiriyoruz.Kremamız iyice soğuyunca çırptığımız kremşantiyi ekleyerek tekrar çırpıyoruz.Bu kremayı külahların içine şırınga yardımı ile dolduruyoruz.
·        Üzerini de istediğiniz gibi süsleyip servis yapıyorsunuz.

Not: Ben hamuru açmadım uzun yuvarlak şeritler yapıp sardım yağlı kağıda, oda güzel oluyor. Fakat hamuru epey inceltmek gerekiyor. Kabarınca iyice kalınlaşmaması için.
Not: Servis yaparken benim gibi pudra şekeri ve kakao serpebilirsiniz.
Not: Amonyaklı pastayı seven bu pastayı da çok sever. Pişerken ki kokusuna aldanıp atmayın sakın sonrasında yazdığım gibi nepissss oluyor.


Afiyet olsun.

18 Aralık 2013 Çarşamba

Evde tereyağ yapımı...

      Merhabalar sevgili kızlarım ve yazılarımı okuyan güzel insanlar J

      7,5 aylık miniğim yürüme çabasında. Emekleme, tay tay durma aşamalarını başarı ile geçti. Yürüteçle ev içi küçük gezilere de 2 hafta önce başladı. Tabiki yolunacak çiçekleri gördükçe, karıştırılacak eşyaları gördükçe ileri geri gitmeyi öğrenmesi hiç zor olmadı J Uyku hali ablasına göre çoook daha iyi çok şükür. Gülücük saçması, küçük çığlıklarla ben burdayımları evin neşesine neşe, sesine ses katıyor. İyiki varsın miniğim. Siz olmasanız ben napardım!

Alara’ m da son kelimeler;

“Ellerim çok güzel anne, ben ellerimi çok seviyorum anne”,
Banyo yaptırdım bir güzel yıkadım yarım saat sonra sağ omzu kaşınıyor. Bir yandan kaşıyor bir yandan bana “anne buram çok kaşınıyo buramı yıkamamışsın” diyor J şaka gibi. J (Banyo yapmayı çok seven kızım gün içinde yıkasam bile kendini kaşır kaşır “anne bak ben çok kaşınıyorum lütten beni yıka anne dütten dütten” der) J
“Ben şimdi uyuycam mı anne” evet büyük çubuk 12 nin üzerine geldiğinde ( duruma göre 21:00 yada 22:00 ) yatacaksın kızım. “Sen 12 ye gelince oraya bakma anne” diyor hehe ilk dediğinde yerlere yattım gülmekten.
Canım kardeşim çizgi filmini çok seven kızım yine bir bomba patlatıyor. “Anne bi tane İlayda’ mız var bi tane de Mete’ miz olsun anne. Olsa olurmuş ama yok.” diyor.

       Evde bu kadar muhteşem iki perim varken nasıl bırakıpta işe geliyorum bilmiyorum. Akşam olsun diye dört gözle bekleye bekleye haftaları ayları bitiriyorum. Büyüyorlar. Onlar büyüdükçe ben yaşlanıyorum...

       Birazda gelelim el marifetlerime yuppieeee...

 ** TEREYAĞ **



      Evde daimi yoğurt yapımcısı ben; baktım koca bir kase kaymak birikmiş. Eee sabahın 6 sında ekmek üstü bal kaymak pek yenmiyor, haftasonu da çeşitten pek el atılmıyor, ne yapsam ne yapsam derken annemin tereyağ yaptığı geldi aklıma. Aradım, hemen nasıl olduğunun bilgisini aldım. Sizinle de paylaşmak isterim.
Yoğurt kaymağını bir kavanoza alıp güzelce el blenderı ile çırpıyoruz. Yoğun bir kıvama 4-5 dakika da geliyor. Kavanozun kapağını kapatıp iyice çalkalıyoruz. Yayık ayran gibi suluca oluyor. Sık delikli bir elekte suyunu iyice çatalla hafif bastıra bastıra süzüyoruz. Soğuk suya bir kaç kez tutup biraz sertleştirip tabağa alıyoruz. Buzdolabında muhafaza ediyoruz. İşte bu kadar. Ev yapımı tereyağ, çocukların çorbasına azar azar katıyoruz.

Afiyet olsun.

28 Kasım 2013 Perşembe

Ben artık iki su perisine kendini adamış bir anneyim!...

Ben artık iki su perisine kendini adamış bir anneyim.

Biri ALARA, diğeri İLAYDA!

Uzun zamandır yazmıyorum. Bu iki minikle uğraşmak, ev haliyle uğraşmak, üstüne ikisini de evde bırakıp işe gelmek zorluğu bu güne kadar zorladı beni. Ama bir yanım da nasıl özledi,  nasıl istedi. Su perilerimi yazayım, hayatımın anlam kazanma şekillerini anlatayım. Sanırım artık yavaş yavaş yazabilecek kıvama geldim.

30 aylık olduğunda bir kız kardeşi olan minik kelebeğim, abla olmanın mutluluğu ve karmaşasını en iyi şekilde atlattı. Her bahsedişi İlaydam! Birlikte altını temizledik. Birlikte gazını çıkardık. Uyuduğunda birlikte kısık sesle konuştuk. Hatta kızımla kızımı yıkadım J

İlayda’ mız 23.04.2013 tarihinde saat 12.30 da 3.990 gr ağırlığında 51 cm boyla bize merhaba dedi.
30 ay geçmiş olmasına ramen, Alaram’ da henüz bebek kokusunun gitmemesine ramen, ilk hallerini, süt kokusunu nasıl özlemişim. 29 günde düşen göbek bağımız, 45 gün kadar süren sarılığımız "anne epey zorlayacağım seni" der gibiydi. J
7 ay içinde aklımda kalan Alara' nın anlamlı sözleri ise;
-          İlayda ağlar! Alara, ağlama İlayda annem geliyor, anne koş koş İlaydam ağlıyor hadi emzir acıkmış yaa ondan ağlıyor.
-          Anne bende mimikken memeden süt içiyordum, büyüdüm bardaktan süt içiyorum. İlaydam da büyüyünce bardaktan süt içecek.
-          İlayda Alara’nın yediği herhangi bişiye bakar! Alara; İlayda sen daha mimiksin sen yiyemezsin. Sen de benim gibi kocaman olunca yiceksin.
-          Böyle ne koktu? Anne İlaydam kakasını yapmış olabilir. Çok pis kokuyor.
-          Ağlama İlaydam ağlama ben seni çok seviyorum.

Kıskanmaması için elimden ne geliyorsa yaptım, ön hazırlığımız da çok güçlü olduğundan, yaptığımız herşeye Alarayı da kattığımızdan çok mutlu geçirdik. Hiç mi kıskançlık olmadııııı. İlayda’ yı kucağımıza aldığımızda o da kugaceş dedi. Onuda aldık. İlaydayı leylek leylek havada yaptık. “Anne şimdi İlaydayı yatır beni yap” dediğinde, dediğini yaptım. İlaydayı yatırdım onu yaptım.
İlaydayı yürütme seanslarında Alara bende bebek oldum beni de yürütün dedi. Onuda kollarının altından tutup yürüttük. Sonra bebekçiliği çok sevdiği ve uzattığı zamanlarda bebek olduğuna göre seni tiyatroya götüremeyiz çünkü İlayda gibi bebekleri tiyatroya almıyorlar biz hep tiyatroya birlikte giriyoruz demi annecim dediğimde. Ben artık bebek olmadım anne büyüdüm büyüdüm ben abla oldum diyordu J İlayda maşallah evde dünyalar güzeli, muhteşem bir abla ekolü olduğundan 6 aylık emeklemeye başladı. Koltuk kenarlarında da çok güzel sıralıyor. Alaramda arada emekliyor. Ne de olsa oda bir minik J
Bana her konuda yardımcı olmaya meraklı kızım. İlaydayı yıkarken ona su dökmeye çalışıyor, havlusunu elinde tutup babasıyla yıkamamızı bekliyor. Mutfak marifetleri ise apayrı. Yediği tabağı, kaşığı suyla oynayabilmek için ben yıkıcam diyor. Yemek pişirirken ben karıştırcam diyor. Bir yerini yakacak diye aygazın yanında çok tutmadığımdan büyüyünce hep ben karıştırcam diyor. J

Yaza yaza yaşadığımız diyalogları bitiremeyeceğim için kızlarımla bu kadarlık bir başlangıç yeterli sanırım. Yeniden yazmak iyi geldi.
Hoşbuldum...


Sevgilerimle...

28 Şubat 2013 Perşembe

Bizim evin halleri...

Merhabalar, minik kelebeğim fısıldıyor okuyucuları...

Şubat ayınında sonuna geldik naranayyy naranayy. Hem babamın, hem kardeşimin doğum günü vardı bu ay. 25 Şubat dayımızın doğum günü için kızımla bir güzel pasta yaptık ki sormayın J Muzlu, çilekli, damla çikolatalı. Tarifini, özellikle kek malzemelerini bloğunu ve yayınlarını çok beğendiğim Hayat Cafe Tarifleri den aldım. Teşekkür ederim tatlım. Rulo şeklini, tarifin sayesinde patlatmadan güzelce sarabildim J Kızımda, kekinden, rulo aşamasına, kesiminden, yemesine kadar her aşamasında yanımdaydı. Parmağıyla hepsini test etti onayladı J Ahhh benim marifetli, istekli, becerikli çilekli turtam J
Tarifini yazacağım ama öncelikle;

Son bombalarımızı yazmak istiyorum. 28. Ayımızı da geride bıraktığımız bu günlerde, kurduğu cümlelere bizler şaşıp kalıyoruz. Hani bazen “ nerden öğrendi bunu " diyoruz J
Salona yaydığı oyuncaklar, top oynamaya müsade etmeyince “ off çok dağyınık olduuu” deyip tüm oyuncakları kutuya koyduktan sonra “ anne bak berpemiz (tertemiz) oldu “ diyen bir bıcırığım var. Nazar değmesin, şefkat dolu yüreği olan kızım benim.
Yanağımı öpüyor, sonra “ ayy çok ışlak oldu anne “ deyip yanağımı siliyor J
Biz kardeş gelecek sinyallerini verdiğimizden beri “ anne İlayda anlat “ diyor. Adını İlayda koymayı düşünüyoruz ikinci mutluluk perimizin J Tabi şimdilik. Oyunlar oynayacağımızı, mama yedireceğimizi, Alaranın yardım edeceğini, seveceğimizi, öpeceğimizi yani kısaca aklımıza geldiğince bahsediyoruz yapacaklarımızdan.
Geçenlerde “ annem artık geceleri çiş yapma bezleri İlayda’ ya saklayalım. Çiş yapınca ona kullanırız “ dedim. Bana “ İlayda çiş nannaaaaa “ dedi. Eeee çiş kaçınca nannaaaaayııı da öğreten bizleriz. “ Ama çok küçük olacak. Öğreninceye kadar nannaaaa yok ” dediysem de yok yani illa “ İlayda çiş nannaaa “ dedi J
Kapının önünde bisikleti vardı. Gördü ve hiçbir şey yok, konusu açılmadığı halde “ anne bak bişiklet “ dedi. “ Evet annecim bisiklet “ dedim. “ İlayda bişiklet değil. Alara bişiklet “ dedi. Şaştık babasıyla. Anamm kıskançlık mı olacak ne...
Şimdilik bizim evin hallerinden bu kadar...

Gelelim tarife...
** RULO PASTA **


Malzemeler

4 yumurta ( oda sıcaklığında)
1 su bardağı şeker
1 türk kahve fincanı süt
1 su bardağı un ( 200 ml bardak )
1 pk kabartma tozu
1 pk vanilya

Kreması için

1 paket pasta kreması
1 paket krem şanti

Üzeri için

1 paket bitter çikolata sosu
1 çorba kaşığı antep fıstığı tozu

İç malzemesi

2 adet muz ( İsteğe bağlı )
4-5 adet çilek ( İsteğe bağlı )
2 çorba kaşığı damla çikolata ( İsteğe bağlı )

Yapılışı :

·        Yumurta ve şeker krema kıvamına gelene kadar çırpılır,süt eklenir ve çırpmaya devam edilir.
·        Kabartma tozu eklenip birkaç dakika daha çırpıldıktan sonra un ve vanilya elenerek ilave edilir.
·        Kaşıkla ve elimizle yavaş yavaş homejen bir kıvam alıncaya kadar karıştırılır.
·        Yağlı kağıt serilmiş dikdörtgen bir tepsiye hamur dökülür ve her yerine eşit gelicek şekilde dağıtılır.
·        Önceden 170 derece ısıtılmış fırında üzeri pembeleşene kadar pişirilir. (hamur ince olduğu için yaklaşık 12 ile 15 dakika arasında pişiyor)
·        Kek fırında pişerken iç kreması hazırlanır. ( Pasta kreması süt ile çırpılır. Krem şanti süt ile çırpılır. İkisi birbiri ile iyice karışana kadar çırpılır.
·        Fırından çıkartıldıktan sonra 5 dakika ilk sıcaklığı çıkması için beklenir ve bu sırada temiz bir havlu ıslatılır ve iyice suyu sıkıldıktan sonra düz bir zemine serilir.
·        İlk sıcaklığı çıkan kek kağıdıyla birlikte yavaşça havlunun üzerine alınır.
·        Havlunun üzerinde 5 dakika bekletilip ( kekteki kağıdın daha kolay çıkması ve kek çatlamadan rulo yapabilmek için ıslak havlunun üzerinde bekletiyoruz )üzerine kreması her yerine eşit gelicek şekilde sürülür.
·        Kekin bir kenarına ( daha dar olan ) muzlar bütün halde yerleştirilir  biraz ilersine doğranmış çilekler dizilir ve son olarak damla çikolata serpilir ve yavaşaça sarılır ve bir taraftan kağıdı yavaş yavaş çıkartılarak rulo yapılır.
·        Rulo yaptığımız kek bir tepsinin üzerine alınır.
·        Tarife göre çikolata sosu pişirilir. Ilınmaya bırakılır. Arada kaymak oluşmaması için çırpılır. Daha sonra rulo pastanın her yerine eşit gelicek şekilde dökülür ve üzeri tamamen kaplanır.
·        Üzerine Antep fıstığı serpilir.
Afiyet olsun.